Kurumlardan Kopuş: Ücret Değil, Güven!
İnsanlar kurumlardan bir anda ayrılmaz. Önce duygusal olarak kopar, sonra zihnen vazgeçer, en nihayetinde fiziksel olarak giderler.
Pek çok kurum hâlâ şu yanılgıyla vakit kaybediyor. Yeni ilan açarız, koltuğu doldururuz.
✖️Evet, koltuğu doldurabilirsiniz, ancak gidenle birlikte yok olan kurumsal hafızayı, aidiyeti ve güveni hiçbir bütçeyle geri alamazsınız.
😎 Gerçek şu ki; nitelikli insanlar işi değil; vasat yöneticiliği, anlamsızlığı, adaletsizliği ve vizyonsuzluğu terk ediyor.
İşte kurumların bugününü ve geleceğini içten içe kemiren 7 kritik gerçek:
1. Unvan Çok, Lider Yok:
Yönetici odaları dolu, ancak insan ruhuna dokunan, ilham veren ve güven inşa eden liderlik kültürü eksik.
2. Ücrette Adalet Değil, Keyfiyet: Eşit işe eşit ücretin olmadığı yerde aidiyet yetişmez. Maaş skalası yoksa, ‘adalet’ sadece bir temennidir.
3. Performans Yönetimi, Bir İllüzyon:
Objektif verilere değil, sübjektif kişisel kanaatlere dayanan sistem, motivasyonu değil, haksızlık duygusunu besler. İyi yapanla yapmayan aynı kefeye konulamaz. Doğru kurgulanan performans sistemi karşılıklı geri bildirim kültürünü de beslerken, büyülü dönüşümler yaşatır.
4. Maaş Disiplinsizliği:
Maaşın zamanında yatmaması bir nakit akışı sorunu değildir; bu bir öncelik, saygınlık ve güven krizidir.
5. Yüksek Potansiyelin Cezalandırılması:
En yetenekliye daha çok yük bindirip en az takdiri göstermek, terfi ettirmemek ya da hakk ettiğini vermemek… Bu çalışan gittiğinde de ona ‘nankör’ demek, aynaya bakmayı reddetmektir.
6. Gelişim Yolunun Kapalı Olması: İnsanlar sadece para kazandıkları değil, değer kazandıkları yerde kalırlar. Öğrenemedikleri ve anlam bulamadıkları duraklarda uzun süre beklemezler.
7. Sadece Rakam Odaklı Kısa Vadeli Akıl: Adaletten, vizyondan, uzmana danışmaktan, eğitimden ve liderlik gelişiminden kısılan her kuruş; yarın kuruma yüksek kayıp faturası olarak geri döner.
Bu İhmallerin ‘Gizli’ Faturası:
• Yükselen çalışan devir hızı maliyeti,
• Düşen verimlilik ve artan operasyonel hatalar,
• Zedelenen kurum itibarı ve kaybedilen hasta,
• Tükenmişlik sendromu ve kronik çatışma kültürü.
. Artan maliyetler ve niteliksiz hizmet
. Amatör yönetim ve çalışanlarla sunulan amatör hizmet.
Bu gizli ve büyük maliyetlerden bir an önce kurtulmak için bize ulaşın.
Seyyal Hacıbekiroğlu – SEY Şirketler Grubu Kurucusu