Herkes en iyisini istiyor.
Ama konu emeğin bedeline geldiğinde, aynı cömertlik çoğu zaman ortada olmuyor.
Meşhur bir hikâye vardır.
Bir restoranda Picasso’dan hızlıca bir çizim yapması istenir.
Picasso birkaç dakika içinde çizer ve yüksek bir bedel söyler.
Karşısındaki kişi şaşırır:
“Bunu sadece birkaç dakikada yaptınız.”
Picasso’nun cevabı ise çok güçlüdür:
“Hayır, bunu birkaç dakikada değil, bir ömürde yaptım.”
Bugün iş hayatında da durum çoğu zaman tam olarak budur.
İnsanlar sonuca bakıyor.
Ama o sonucun arkasındaki yılları, birikimi, hataları, eğitimleri, yatırımları, görünmeyen emeği ve ödenen bedelleri çoğu zaman görmüyor.
En yüksek kalite isteniyor.
En hızlı sonuç bekleniyor.
En fazla deneyim talep ediliyor.
Ama bütün bunların bir karşılığı olduğu gerçeği sık sık göz ardı ediliyor.
Oysa gerçek değer, yalnızca harcanan 5 dakikanın değil; o 5 dakikayı mümkün kılan 20 yılın, 30 yılın, hatta bir ömrün karşılığıdır.
Çünkü hızlı yapılan her iş, kolay yapılmış değildir.
Ucuz olanla değerli olan da aynı şey değildir.
Deneyim, uzmanlık ve güven bir anda oluşmaz.
Yıllar içinde inşa edilir.
Bu yüzden bazen en güçlü sonuçlar dakikalar içinde ortaya çıkar.
Çünkü o dakikanın arkasında yıllar vardır.
Ve o yılların da hak edilmiş bir karşılığı olmalıdır.
Seyyal Hacıbekiroğlu – SEY Şirketler Grubu Kurucusu