Biz Bir Aileyiz 😣
Sağlık işletmelerinde ‘Biz bir aileyiz’ cümlesi çoğu zaman iyi niyetle kurulur. Birlik, dayanışma, aidiyet yaratmak istenir.
Ama bu söylem, fark edilmeden profesyonelliği ve hızla değişen dünyaya uyumu zayıflatan bir kültüre de dönüşebilir.
Çünkü aile dili; rol, sorumluluk, performans, geri bildirim ve hesap verebilirlik gibi kurumsal kasları gevşetebilir.
Sınırlar bulanıklaşır; ‘idare edelim’ yaklaşımı artar, ‘netlik’ ortadan kalkar. Geri bildirimler susar. Hatalar konuşulmadığı için tekrar eder. Değişim hızlandıkça kurumun refleksleri de yavaşlar.
Bunun çok kritik bir tarafı daha vardır:
‘Biz bir aileyiz’ dili, zamanla çalışan haklarının önüne geçen bir baskı mekanizmasına da dönüşebilir.
• Fazla mesai, ek görev, görev kayması ‘aileyiz’ denilerek normalleşir.
• Çalışan hakkını talep ettiğinde bu durum ‘nankörlük/vefasızlık’ gibi algılanır.
• Ücret, prim, nöbet, izin, iş yükü gibi konularda şeffaflık azaldıkça adalet duygusu zedelenir.
• ‘Aile içi mesele dışarı taşınmaz’ refleksi, güvenli raporlamayı ve itiraz kültürünü bitirir.
Oysa sağlık işletmeleri duyguyla anlam kazanır; sistemle ayakta kalır. ✅
Aidiyet çok kıymetlidir; ama insanlar ancak ortam net, adil ve şeffaf olduğunda—hakları korunduğunda aidiyet hissederler.
Benim genel önerim şudur:
‘Biz bir aileyiz’ yerine, daha güçlü ve daha koruyucu bir dil kurmak:
‘Biz aynı amaca hizmet eden; hastaya, çalışana ve topluma değer katan, anlam yaratan profesyonel bir ekibiz.’
Ve bu ekipte herkesin rolü, sorumluluğu, hakkı, sınırı ve gelişim yolu net olur.
Profesyonel yönetilen sağlık işletme modelleri ve eğitimler için siz de bize ulaşabilirsiniz.
Seyyal Hacıbekiroğlu – SEY Şirketler Grubu Kurucusu