Bir de şöyle yöneticiler var… 

Sürekli espri yapan, her ortamda fazla samimi olmaya çalışan ve yöneticilik rolünü laubalilikle karıştıran kişiler çoğu zaman bunu sadece karakterlerinden dolayı yapmaz. Bazen bu tutumun altında daha derin bir ihtiyaç yatabilir; sevilmek istemek, kabul görmek, reddedilmemek, zor konuşmalardan kaçmak ve gerçek otoriteyi sağlıklı şekilde kuramamak.

👊 Net olmak cesaret ister.
Sınır koymak olgunluk ister.
Gerektiğinde hayır diyebilmek, geri bildirim verebilmek, mesafeyi koruyabilmek ve herkes tarafından sevilme arzusunu yönetebilmek gerçek yöneticilik becerisidir.

Bazı yöneticiler ise saygınlık oluşturmak yerine sempati toplamayı tercih eder. Her şeyi şakayla yumuşatır, her durumu hafifletir, gerektiğinde ciddi olması gereken yerde bile konuyu dağıtır. İlk bakışta bu tavır “yakın”, “samimi” ve “iyi niyetli” gibi görünebilir. Ama uzun vadede sınırları belirsizleştirir, rol karmaşası yaratır ve yöneticinin saygınlığını zedeler.

Çünkü çalışanlar sadece güler yüz değil; netlik, güven, denge ve tutarlılık da görmek ister.

Yöneticilik, saygı uyandıran bir denge kurabilme işidir. Ne korkutarak yönetmek doğrudur ne de laubalilikle otorite kurmaya çalışmak.

Seyyal Hacıbekiroğlu – SEY Şirketler Grubu Kurucusu

SEY Danismanlik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir